|
TERÖRLE
MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ |
|
 |
Günümüzde terörizm, dünyada en çok tartışılan sorunlar arsında yer
almaktadır.Bu sorun özellikle 11 Eylül 20001 tarihinde ABD’ deki Dünya
Ticaret Merkezi ve Pentegon’a yapılan terörist
saldırılardan sonra küresel bir boyut kazanmıştır.görünen o ki içinde
bulunduğumuz 21. yüzyılda da insanoğlu için uğraşılması gereken en büyük
sorunlar arasında terör, ön sıralarda yerini alacaktır.
Türkiye’de de uzun süreden beri sürekli gündemde kalan en önemli sorunlardan
biri olan terörizm, halen genel güvenliği tehdit edici ve huzur bozucu bir
faktör olarak kendisini devam ettirmektedir.Çünkü yıllardan bu yana terörle
mücadele bir güvenlik sorunu olarak ele alınarak, çözüm yolları üretilmeye
çalışılmıştır. Halbuki terörizmin yalnızca bir güvenlik sorunu olmadığı,
aynı zamanda ekonomik, sosyal, kültürel,siyasi ve kültürel nedenlere de
bağlı bir olgu olduğu yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır. Bu bağlamda
yalnızca güvenlik güçlerine değil, bütün devlet kuruluşları, siyasi
partiler, basın,sivil toplum örgütleri ve toplumumuzda yaşayan herkese büyük
görevler düşmektedir. |
|
|
Terör: |
|
Terör ve terörizm konularında farklı yaklaşımlar sergilenmektedir. Bu
nedenle, kavramları zihinlerde berraklaştırabilmek için yerli ve yabancı
kaynaklarda yer alan tanımların birlikte incelenmesinde fayda vardır. |
|
Kökünü Latince "terrere" sözcüğünden alan terör
deyimi "korkudan sarsıntı geçirme" veya "korkudan dehşete düşmeye sebep
olma" anlamlarına gelmekte olup, ilk defa Dictionnarire
de I'Academie Française'nin
1789 yılında yayınlanan ekinde rastlanmaktadır. Nitekim, 1789 Fransız
ihtilali sonrasının dönemi tarihçilerince "terör rejimi-rejime de la
terreur" olarak anıldığı Türkçe’deki karşılığı
"yıldırma, korkutma" olan terör kelimesi Fransızca
Petit Robert sözlüğünde "bir toplumda bir grubun halkın direnişini
kırmak için meydana getirdiği ortak korku" anlamında yer alırken, Siyasi
Terimler ve Örgütler sözlüğünde "kamu otoritesini veya toplum yapısını
yıkmak için girişilen korku ve yılgınlık saçan şiddet hareketleri" olarak
belirtilmektedir. |
|
Terörün Tanımı:Terör cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma,
sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen
Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni
değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk
Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devletin
otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek,temel hak ve
hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini ve
genel ahlakı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından
girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir. |
|
İki
veya daha fazla kimsenin birinci fıkrada yazılı terör suçunu işlemek
amacıyla birleşmesi halinde bu kanunda yazılı olan örgüt meydana gelmiş
sayılır. |
|
Örgüt terimi, Türk Ceza Kanunu ile ceza hükümlerini içeren özel kanunlarda
geçen teşekkül, cemiyet, silahlı cemiyet, çete veya silahlı çeteyi kapsar.
|
|
Terörün Unsurları |
|
İdeolojik Unsur
Terörün öncelikle bir ideolojik alt yapısının olması gerekmektedir.
İdeolojik unsur, örgütün hareket noktasını oluşturmaktadır. Örgüt,
benimsediği ideoloji doğrultusunda hareket etmekte, stratejisini buna göre
belirlemektedir.Terör örgütlerinin siyasi eğitim adını verdikleri
faaliyetlerin amacı, örgütün dayandığı temel ideolojiyi örgüt mensuplarına
benimsetmek ve örgütün hedefleri doğrultusunda bilinçlendirmektir. İdeolojik
eğitim de diyebileceğimiz bu süreçle örgüt mensuplarının örgüte bağlılıkları
sağlanır.Günümüzde terör örgütlerinin dayandığı başlıca ideolojiler
arasında, Marksist-Leninist ideoloji (Komünizm),
Milliyet (etnik) kaynaklı ideoloji (Faşizm, Kürtçülük, Ermeni Milliyetçiliği
gibi), dini kaynaklı ideoloji gibi farklı kaynakları temel alan, ancak hedef
olarak rejim değişikliğini veya bölünen topraklar üzerinde yeni bir devlet
kurmayı amaçlayan ideolojiler yer almaktadır. |
 |
|
|
Örgüt Unsuru |
|
Terörün bir diğer unsuru ise örgütlü yapıdır. Terörle Mücadele Kanununa göre
örgüt, iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle
meydana gelir. |
|
Örgüt; organize bir yapı içerisinde, aynı ideolojiyi benimseyen ve aynı
hedefe yönelmiş kişilerden oluşur. Günümüzde terör örgütleri, çoğunlukla
örgüt lideri ile ona bağlı üst düzey sorumlular ve daha alt düzeydeki bölge,
il ve birim sorumlularından oluşmaktadır. |
|
Örgütsel yapılanmada illegal teşkilatlanma ve gizlilik esastır. Bu aynı
zamanda örgütün temel güvenlik ihtiyaçlarına yönelik bir yapılanmadır.
İllegal faaliyet, legal alanda öne çıkan sempatizanların illegal alana
kaydırılmaları ile beslenir. Böylece, operasyonlarla ortaya çıkan kadro
kayıpları, yeni ve deşifre olmamış örgüt mensuplarının illegal kadrolara
aktarılmasıyla giderilmeye çalışılır. |
|
Şiddet Unsuru |
|
Terörün en önemli unsuru, şiddet unsurudur. Terör örgütleri şiddeti,
ideolojileri doğrultusunda belirledikleri hedeflere ulaşmada önemli bir araç
olarak görmekte, "silahlı propaganda" adı da verilen terör eylemlerini,
mevcut anayasal düzeni değiştirmek için kaçınılmaz bir yöntem olarak
benimsemektedirler. Terör örgütleri, gerçekleştirdikleri şiddet eylemleri
ile topluma korku salarak, halkta bıkkınlık ve yılgınlık duygusu oluşturup,
vatandaşın devlete olan güvenini sarsmayı ve kaos ortamı yaratmayı
hedeflemektedirler. |
|
Terör Suçları |
|
Terör suçları; Terörle Mücadele Kanununun, 3. Maddesinde, TCK'
ya yapılan atıfla, Türk Ceza Kanununun 125, 131,
146, 147, 148, 149, 156, 168, 171, 172 maddelerinde yazılı bulunan
suçlardır. |
|
Ayrıca, işleniş amaçları nedeniyle bazı suçlar da terör suçları olarak kabul
görmektedir. Bunlar da ; Terörle Mücadele Kanununun 4.maddesine göre; Türk
Ceza Kanunun 145, 150, 151, 152, 153, 154, 155,157 ve 169 ve 384 üncü
maddeleri ile 499 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yazılı suçlar ile 2845
sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanunun 9 uncu maddesinin (b), (c) ve (e) bentlerinde yazılı bulunan
suçlardır. |
|
Terörizm: |
|
Terörizm kavramı,terör yöntemlerinin siyasi bir amaçla örgütlü,sistemli ve
sürekli bir şekilde kullanılmasını benimseyen bir strateji olarak terör
kavramından ayrılmaktadır.Terör terimi, dehşet ve korkuyu belirtirken
terörizm, bu kavrama süreklilik ve siyasal içerik katmaktadır. |
|
Buradan hareketle terörizm, "Savaş ve diplomasi
ile kazanılmayan sonuçları elde etmek , korkutmak ve itaat ettirmek için bir
teoriye , felsefeye ve ideolojiye dayanılarak siyasi maksatlarla, iradi
olarak terör ve şiddetin sistemli ve hesaplı bir şekilde kullanılmasıdır"
şeklinde tanımlanabilir. |
|
Ansiklopedik tanımlarda ise terörizm; |
|
International
Encylopedia of Social
Sciences'de; "önceden belirlenmiş hedefleri elde
etmek için şiddet kullanan, şiddete başvuran bir grubun veya partinin
kullandığı metod",Meydan
Larousse'da; "ihtilalci grupların giriştiği şiddet eylemlerinin tümü,
tedhişçilik, bir hükümet tarafından uygulanan şiddet rejimi", |
|
Ana Britannica'da; "siyasal bir hedefe ulaşmak
amacıyla devlete, halka ya da bireylere karşı
sistemli şiddet eylemlerine başvurma" şeklinde tanımlandığı görülmektedir.
|
|
Ceza Hukukçusu Ordinaryus Prof. Dr.
Sulhi DÖNMEZER ise ".şiddetin, sosyal, ulusal,
ırki, dinsel, fesat çıkarıcı ve diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar
arasında çatışma ve savaşı tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak
kullanılması." şeklinde bir tanım vermektedir. |
|
Terörizmin Amacı: |
|
Terörizmin temel amacı, bir davaya veya siyasal anlaşmazlığa dikkat
çekilmesidir. Bu "dikkat çekme" şiddet eylemleri neticesinde toplumda
oluşturulan korku ve dehşet havası ile sağlanmaktadır. |
|
Kitle iletişim araçlarının sağladığı imkanlardan da yararlanan terörizm,
yarattığı korku ve dehşet ile bir bakıma topluma; "Benden yana mısın, değil
misin?", "benden değilsen düşmanımsın", "düşmanımsan hedefimsin", "senin
yaşama hakkın yoktur." şeklinde belirtilebilecek "taraf olma" çağrısında
bulunmaktadır. Terörizm, bu dramatik çağrılar ile insanlara tarafsız olma
hakkını yasaklamakta, onların zihinsel ve duygusal masumiyetini yok etmekte,
şiddet ortamına çekmekte ve toplumun şiddet yoluyla siyasallaşmasına,
kutuplaşmasına yol açmaktadır. Toplumdaki kutuplaşmalar da zihinsel ve
duygusal yönden bölünmüş "çatışan tarafları" ortaya çıkarmaktadır. Çatışan
tarafların ise toplumun birlik ve bütünlüğünü bozacağı, dolayısıyla terörün
amacına hizmet edeceği açıktır. |
|
 |
Terörizmin benimsediği bir diğer amaç, kargaşa yaratarak toplumun direnme
gücünü kırmak, yerleşik sosyal ve siyasal düzenin arkasındaki halk desteğini
şiddet yoluyla zayıflatmaktır.
Terörizmin bazı güçler tarafından birtakım siyasi ve ekonomik çıkarlar
sağlamanın da aracı olarak kullanıldığı dikkate alındığında amaç oldukça
farklılaşmaktadır. Bu gibi durumlarda terörizmin amacı,
Bir kazanım elde etmek maksadıyla hedef alınan ülke ve toplumda belirli
ortamların oluşmasına aracılık etmektir.
Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerin terör ortamında tutulmasında,
ülkemizi hedef olarak seçmiş devletler ve birtakım güçlerin çıkarları
açısından zaruret bulunduğu, terörün amacının da sadece bu ortamın devamını
sağlamak olduğu değerlendirilmektedir. |
|
|
Bu nedenle terörizm, bir siyasi mücadele aracı olmaktan çıkıp, bir ülkenin
bir başka ülkeyi zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için kullandığı bir
araç haline gelmektedir. |
|
Öte yandan terörizm kitlelere yönelik hedef gözetmeyen şiddet eylemleriyle,
toplumun güven duygusunu ortadan kaldırarak, halkın can derdine düşmesini ve
olaylara tepkisiz kalmasını amaçlar. Böylece kitleler terörizme karşı
duyarlılıklarını yitirir, terörü kanıksar ve devletle toplum arasında güven
açısından büyük bir uçurum oluşur. |
|
Terörizmin bir başka amacı da; baş eğdirmek, itaat ettirmektir. Terörizmin
bu türü, terörist örgütlerce kendi üyelerine ve etkilemek istedikleri halk
kesitlerine uygulanabilmektedir. |
|
Terörist gruplarca amaçlanan; yandaşlar kadar "seyircilerin" de itirazsız
baş eğmeleri, "hedef kitlenin" emredileni yapmasıdır. Etkilenmesi amaçlanan
bireylere ikinci defa düşünecek zaman ve aksine davranabilecekleri alan
bırakılmaz. Amaç, "hedef kitleyi" yıldırmak, yönlendirmek ve yönetmektir. |
|
Terörizmin Özellikleri: |
|
Terörizmin özellikleri, dünyada faaliyet yürüten terör örgütleri ve onların
eylem şekilleri çerçevesinde aşağıdaki gibi özetlenebilir. |
|
1.Terörizm
bir ideoloji, bir doktrin, hatta sistematik bir fikir değil, stratejidir. |
|
2.Terörizm,terör
eylemlerini meşrulaştıracak bir senaryo hazırlar. |
|
3.Terörizm,yeni
bir düzen ve gelecekte zafer vaat eder. |
|
4.Terörizm,
uluslararası siyasetin bir parçasıdır, dolayısıyla dış destek olmadan
yaşatılamaz. |
|
5.Terörizm,propaganda
ile doğar, gelişir ve propaganda ile yaşar. Bizatihi kendisi bir propaganda
aracıdır. |
|
6.Terörizm,
Devlet otoritesine alternatif getiren örgütlü bir harekettir. |
|
7.Mali
destek terörün vazgeçilmez gereksinmesidir. Bu nedenle; soygun ile silâh ve
uyuşturucu kaçakçılığı yapar. |
|
8.Terör,
bir hak arayışı, düzen önerisi ve bağımsız devlet kurma isteklerinden biri
veya derece farklılığıyla her üçünün bir arada bulunduğu gerekçelerle ortaya
çıkabilir. |
|
9.Terör,
bilinçli ve amaçlı eylemler olarak belirir. |
|
10.Terör,
şiddet uygulamayı giderek amaç konumuna taşır. Dehşet ve korku salarak
yılgınlık yaratır. Zorba, acımasız, istismarcı ve kuralsızdır. |
|
11.Terör,
bazen başka güç veya güçlerin taşeronudur |
|
12.Terör
kendi dilini yaratır ve kullanır. |
|
13.Terörün
genellikle siyasi bir amacı vardır. |
|
14.Terör
eylemleri, örgütlü bir çabayı gerektirir. Bütün bu eylemler, bireysel
olmaktan çok, bir grubun katılımıyla gerçekleşmektedir. |
|
Uluslararası Terörizm: |
|
Güçlü devletlerin etkin politikaları karşısında kendisi için bir çıkış
noktası bulamayan bazı devletler, terörü engelleri aşmada bir araç olarak
görmüşlerdir. Güçlü bazı devletlerin de uluslararası alanda kendi
politikalarının işlerliğini kolaylaştırmak ve rakiplerini etkisiz kılabilmek
için terörü bir araç olarak kullandıkları görülmektedir. |
|
Geçtiğimiz
yüzyılda; özellikle İkinci Dünya savaşından sonra nükleer bir dengenin
kurulması ile sıcak savaştan kaçınılmış, buna mukabil terörizm gün
geçtikçe yaygınlaşmıştır. Terörizmin, uygulama
alanı olarak seçilen bazı küçük ve geri kalmış, demokrasisi tam gelişmemiş
ülkelerde başarıya ulaşmış olması, uygulayıcı olan ülkeleri cesaretlendirmiş
ve böylece terör alanı gittikçe genişlemiştir. |
|
Bu safhadan sonra terörizm uluslar arası bir savaş türü olarak önümüze
gelmiştir. Verilen destek, zamanla terörizmin boyutlarının büyümesine ve
uluslararası nitelik kazanmasına neden olmuştur. Dolayısıyla, gerçek anlamı
içerisinde ve global olarak terörizme bakıldığında dolaylı yıpratma (destabilizasyon)
yöntemlerinin kullanıldığı bir dünya iç savaşı olarak da adlandırılabilir.
|
|
Özel bir şiddet eylemi veya değişik bir soğuk savaş şekli olan terörizm,
uluslararası alanda etkin ve güçlü devletlerin, gelişmemiş veya gelişmekte
olan ülkelerin içerisindeki sosyal, ekonomik, kültürel ve benzeri birçok
alandaki sorunların istismar edilmesi sonucu, var olan veya suni olarak
oluşması sağlanan şiddet içerikli fikir ve hareketlerin belirli bir amaç
için harekete geçirilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır.
Günümüzde terörün en önemli özelliği, uluslar arası bir nitelik kazanması ve
bu ilişkilerini oldukça geliştirmiş olmasıdır. Artık, teröristler eskiden
olduğu gibi sadece içinde bulundukları ülke ile sınırlı kalmayıp, başka
ülkelerdeki farklı gruplar ile bağlantılar kurarak karşılıklı destek
sağlamaktadırlar.
Dolayısıyla teröristler, uluslararası bağlantılarını ve modern teknolojiyi
de kullanmak suretiyle milletlerarası etki yapan eylemler
düzenleyebilmektedirler. |
 |
|
|
Terör örgütlerinin başka ülke ve gruplardan destek almadan başarıya
ulaşması, varlığını sürdürmesi hemen hemen
imkansız gibidir. Özellikle eğitim, teşkilatlanma, finans ve silahlı eğitim
için dış desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Bu özelliği ile terörizm uluslar
arası bir nitelik kazanmaktadır. |
|
1989 basımı, "Terörizm, Dünü, Bugünü, Yarını" adlı kitabında Profesör Yılmaz
ALTUĞ tarafından yapılan tespite göre terörizm; |
|
*Yabancılara
veya yabancılara ait hedeflere yöneltilirse, |
|
*Hükümetler
veya birden fazla devlet tarafından beslenen unsurlarca yapılırsa, |
|
*Bir
yabancı hükümetin veya uluslararası örgütlerin siyasi mekanizmalarını
etkilemek için yapılırsa uluslararası nitelik kazanmaktadır. |
|
Günümüzde bazı devletlerin ekonomik veya politik çıkarları gereği, bazı
devletlerin ise, uluslar arası alanda kendi milli politikaları ile çatışan
diğer devletlere karşı dolaylı yıpratma ve dayatma yöntemi olarak terörizmi
bir maşa olarak kullanmaları ve desteklemeleri sonucu terörizmin boyutları
genişlemiş ve uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Savaş,
diplomasinin devamıdır. |
|
Terörizm, savaş ve diplomasi ile elde edilemeyen
sonuçları elde etmek için yapılan eylem veya eylemlerdir" ifadesi
uluslararası terörün anlaşılmasına ışık tutmaktadır. |
|
Terörizmin uluslararası bir nitelik kazanmasının ve artmasının başlıca
nedenleri; |
|
1-Uluslararası
haberleşme ve ulaşım araçlarının son yıllardaki çok hızlı gelişimi, |
|
2-Yeni
silah ve teçhizatlar ile teknolojik imkanların artması, |
|
3-Bazı
ülkelerin ideolojilerini ve devrimlerini yaymada terörizmi yöntem olarak
seçmeleri, |
|
4-Uluslararası
terör örgütleri arasındaki istihbarat, eğitim, lojistik, teknik, finans
temini, eylem yöntemleri konusunda organik bağların ve işbirliğinin artması,
sayılabilir. |
|
Bu açıklamalardan sonra uluslararası terörizmi, bir veya birden çok ülke
vatandaşlarınca oluşturulmuş, desteğini içeriden ve dışarıdan, bir veya
birden çok kaynaktan sağlayan organizasyon, kişi veya guruplarca, her hangi
bir toplum, devlet veya devletler üzerinde baskı yaratmak suretiyle bazı
kazanımlar sağlamak, etnik ve bölgesel sorunları tahrik ederek ülkelerin
ulusal menfaatlerine zarar vermek amacıyla şiddet eylemlerine
başvurulmasıdır. şeklinde tanımlamak mümkün olabilir. |
|
Uluslararası Sözleşmelerde Terörizm |
|
Daha öncede de ifade edildiği gibi, terörün başarısı büyük ölçüde dış
desteğe bağlıdır. Dış desteği olmayan terörün başarı şansı yoktur. |
|
Ülkeler iç hukuk kurallarıyla terörü önlemeye çalışırken, sorunun
uluslararası boyutu nedeniyle uluslararası alanda terörü önlemek amacıyla
yapılan çalışmalara destek veya onay vermek zorundadırlar. |
|
Buna rağmen uluslararası topluluğun beklenen hedefe ulaştığını söylemek
mümkün değildir. |
|
Çünkü kimi ülkelerce terör olarak görülen bir olgu başka ülkeler tarafından
şiddet, isyan veya gerilla savaşı, bir etnik grubun kurtuluş mücadelesi,
düşük yoğunlukta savaş olarak algılanmaktadır. |
|
Ayrıca, "terör"le "siyasi suç" kavramları da iç içe girmiş kavramlar
olduğundan, ülkeler farklı teşhis koymaktadırlar. Bu teşhiste ülkelerin,
ekonomik, siyasi ve askeri çıkarları önemli rol oynamaktadır. Bir terörist,
suç işledikten sonra yurtdışına kaçmakta, gidilen ülke, suç kendi ülkesinde
işlenmediği için, suçu, "siyasi suç" olarak kabul ederek, herhangi bir
yargılama yapmamakta ve suçluyu iade etmemektedir. Çünkü uluslararası hukuka
göre "siyasi suçlarda iade yoktur. |
|
I-
Milletler Cemiyeti Kararlarında Terörizm |
|
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam), 1935 yılında Kopenhag konferansında
"Terörün Önlenmesi ve Cezalandırılması " ve "Uluslararası Ceza Mahkemesi
Kurulması" konularında iki sözleşme hazırlamış ve bunlar 16 Kasım 1937 de
Cenevre'de imzalanmıştır. |
|
"Terörün Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 8. Maddesine göre,
"teröristi ya iade et veya cezalandır" ilkesi
benimsenmiştir. Böylece terör ile siyasal suç kavramında anlaşamama
durumunda suçluların cezasız kalmaları önlenmiş olmaktadır. Sözleşme, terör
ile ilgili bilgilerin tek merkezde toplanmasına da olanak sağlamaktadır.
Ancak, bu iki sözleşme bazı ülkeler tarafından imzalanmışsa da, 2. Dünya
Savaşının yaklaşması, Cemiyetin etkinliğini giderek kaybetmesi gibi
nedenlerle yürürlüğe girememiştir. Buna rağmen terör olayının Cemiyette bu
denli ciddiyetle ele alınması önem taşımış ve daha sonra BM tarafından da
ele alınmasının öncüsü olmuştur . |
|
II-
Birleşmiş Milletler Kararlarında Terörizm |
|
BM, terörle mücadele konusunda ilk defa 1937 tarihli Cenevre Sözleşmesine
atıfta bulunarak "Devletler arasında BM şartlarına uygun bir şekilde Dostane
Münasebetler Kurma ve İşbirliği Yapılmasına Dair Milletlerarası Hukuk
İlkeleri Hakkında Bildiri" ile kimsenin teröre destek olmamasını
istemiştir.[6] |
|
Birleşmiş Milletler kurulduğu günden bugüne kadar, terör eylemlerine karşı
uluslararası sözleşmeler ya da bildiriler
hazırlayarak, üye ülkelerin imza ve onayına sunmaktadır. Terörle mücadelede
demokratik ülkelerin normlarını oluşturan bu sözleşmelerden bazıları
şunlardır: |
|
1-14
Eylül 1963 tarihinde Tokyo'da imzalanan, "Uçak içinde işlenen suçlar ve
diğer eylemler hakkında sözleşme", |
|
2-16
Aralık 1970 tarihinde Lahey'de imzalanan "Uçağın
hukuka aykırı olarak ele geçirilmesinin ortadan kaldırılması hakkında
sözleşme", |
|
3-23
Eylül 1971 tarihinde Montreal'de imzalanan "Sivil havacılık güvenliğine
karşı eylemler sözleşmesi" ve buna ek 24 Şubat 1988 tarihli protokol, |
|
4-14
Aralık 1973 tarihinde New York'ta imzalanan "Diplomatik görevliler dahil
uluslararası alanda koruma altındaki kimselere karşı işlenen suçların
önlenmesi ve cezalandırılması hakkında sözleşme", |
|
5-17
Aralık 1979 tarihinde New York'ta imzalanan "Rehin almaya karşı sözleşme",
|
|
6-10
Mart 1988 tarihinde Roma'da imzalanan "Güvenli deniz taşımacılığında yasaya
aykırı eylemlerin ortadan kaldırılması hakkında sözleşme", |
|
7-1
Mart 1991 tarihinde Roma'da imzalanan "Kıta sahanlığı üzerine yerleştirilmiş
sabit platformların güvenliğine karşı hukuk dışı eylemlerin kaldırılması
hakkında protokol", |
|
8-1
Mart 1991 tarihinde Montreal'de imzalanan "Arama amaçlı plastik
patlayıcıların markalanması hakkında sözleşme", |
|
9-9
Aralık 1994 tarihinde "Uluslararası Terörizmi Ortadan Kaldırmak İçin
Alınacak Önlemler" başlıklı bir bildirge. |
|
10-11
Eylül 2001 tarihinde ABD'de meydana gelen terör saldırısından sonra ise
aşağıda metni verilen 1373 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı, |
|
Terörle mücadele konusunda uluslararası tavrı ortaya koymaktadır. |
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kararı ( 28 Eylül 2001 gün ve 1373
Sayılı S/RES/1373 )
Güvenlik Konseyi; |
|
10 Ekim 1999 gün 1269 (1999) sayılı ve 12 Eylül 2001 gün 1368 (2001) sayılı
kararlarını, |
|
New York, Washington, D.C. ve Pennsylvania'da 11 Eylül 2001 tarihinde
meydana gelen terörist saldırıları kesin olarak kınayarak bu çeşit
faaliyetleri önlemekteki kararlılığını, |
|
Diğer uluslararası terörizm eylemleri gibi, bu eylemlerin de uluslararası
barış ve güvenliğe karşı tehdit oluşturduğunu, 1368 (2001) sayılı kararda da
tekrarlandığı gibi, Birleşmiş Milletler Sözleşmesince tanınan şahsi ve toplu
halde meşru müdafaa hakkını, |
|
Birleşmiş Milletler Sözleşmesi doğrultusunda, terörist eylemlerin
uluslararası barış ve güvenliğe karşı yaptığı tehdit ile her türlü vasıtayı
kullanarak mücadele etmek ihtiyacını teyit ederek, |
|
Dünyanın pek çok bölgesinde hoşgörüsüzlük ve aşırılığın kışkırttığı terörist
eylemlerin arttığından endişe duyarak, Devletleri acilen, işbirliğinin
artırılması ve terörizmle ilgili uluslararası sözleşmelerin tam olarak ifası
yoluyla terörist eylemleri önlemek ve bastırmak için müşterek çalışmaya
davet ederek, Devletlerin, ülkelerinde tüm yasal yolları kullanma yoluyla,
|
|
Her
türlü terörist eylemin finanse edilmesini ve hazırlanmasını önlemek ve
bunlarla mücadele etmek için ilave tedbirler alarak uluslararası işbirliğini
tam olarak gerçekleştirmeye duydukları ihtiyacın önemini takdir ederek,
Genel Kurul'un, Güvenlik Konseyi'nin 13 Ağustos 1998 gün ve 1189 (1998)
sayılı kararı ile de tekrar edilen, Ekim 1970 tarih ve 2625 (XXV) sayılı
kararındaki, "her devletin kendi ülkesinde, bir başka devletin
topraklarındaki terörist faaliyetleri organize etmek, kışkırtmak, yardımcı
olmak ve yer almaktan kaçınma görevi olduğu" konusundaki prensiplerini
tasdik ederek, Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin VII. bölümü çerçevesinde
hareket ederek; |
|
1.
Tüm Devletlerin; |
|
(a)Terörist
faaliyetlerin finansmanını önleyeceklerini ve bununla mücadele edeceklerini, |
|
(b)Kendi
vatandaşlarınca; herhangi bir vasıta kullanarak, doğrudan veya dolaylı bir
şekilde, terörist faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde kullanılması niyetiyle
veya bu amaçla kullanılabileceğini bilerek fonlar oluşturulmasını veya
toplanmasını veya bu eylemlerin kendi topraklarında işlenmesini suç haline
getireceklerini, |
|
(c)Terörist
eylemleri yapan veya yapmaya teşebbüs eden veya bu eylemlerin yapılmasında
rol alan veya bunları kolaylaştıran kişilerin; bu kişilerin doğrudan veya
dolaylı olarak sahip oldukları veya kontrollerinde tuttukları kuruluşların
ve bu kişilerin veya malların lehine veya onların istikametinde hareket eden
kişi ve kuruluşların, -doğrudan veya dolaylı olarak bu şahısların veya
irtibatlı bulundukları şahıs veya kuruluşların sahibi oldukları veya
kontrollerinde bulundurdukları mallardan elde edilenler de dahil olmak
üzere- fon ve diğer mameleklerini veya ekonomik kaynaklarını vakit
geçirmeksizin donduracaklarını, |
|
(d)Vatandaşlarının
veya topraklarında bulunan kişi veya kuruluşların; |
|
Terörist eylemleri işleyen veya işlemeye teşebbüs eden veya bu eylemlerin
işlenmesinde rol alan veya bunları kolaylaştıran kişilerin; |
|
Bu kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak sahip oldukları veya
kontrollerinde tuttukları kuruluşların ve bu kişi ve kuruluşların lehlerine
veya onların istikametinde hareket eden kişi veya kuruluşların para, mal
veya ekonomik kaynaklar veya mali veya diğer irtibatlı hizmetleri temin
etmelerini yasaklayacaklarını kararlaştırmaktadır. |
|
2.
Aynı zamanda devletlerin; |
|
(a)Aktif
veya pasif olarak terörist eylemlere karışan kişi veya kuruluşlara, terörist
gruplara eleman temini ile mücadele ve teröristlere silah temininin ortadan
kaldırılması da dahil olmak üzere, her ne surette olursa olsun destek
vermekten kaçınacaklarını, |
|
(b)Bilgi
teatisi yoluyla diğer devletlerin önceden ikaz edilmesi de dahil olmak
üzere, terörist eylemlerin işlenmesini engellemek için gerekli adımları
atacaklarını, |
|
(c)Terörist
eylemleri finanse eden, planlayan, kolaylaştıran, destekleyen veya
işleyenlerin sığınma taleplerini reddeceklerini,
|
|
(d)Terörist
eylemleri finanse eden, planlayan, kolaylaştıran, destekleyen veya
işleyenlerin, bu amaçlarını başka devletlerin veya o devletlerin
vatandaşlarının aleyhine gerçekleştirmemeleri için, kendi topraklarını
kullanmalarını önleyeceklerini, |
|
(e)Terörist
eylemlerin finanse edilmesinde, planlanmasında, hazırlanmasında veya
işlenmesinde rol oynayan şahısların adalet önüne çıkarılmasını ve
-haklarında alınan tüm diğer tedbirlere ilave olarak- bu eylemlerin iç
hukuktaki kanun ve diğer hukuki düzenlemelerde ağır cezayı gerektiren suç
olarak kabul edilmesini ve verilecek cezanın terörist eylemlerin ciddiyetini
yansıtacağını garanti edeceklerini, |
|
(f)Ceza
usulünün tatbik edilebilmesi için elde edilmesi gerekli delillerin temininde
yardımlaşma da dahil olmak üzere, terörist eylemlerin finanse edilmesi veya
desteklenmesi konusunda soruşturma veya muhakeme ile ilgili karşılıklı
olarak azami yardımı yapacaklarını, |
|
(g)Etkili
sınır kontrolü, kimlik ve seyahat belgelerinin verilmesindeki kontroller ve
kimlik ve seyahat belgelerinin sahtelerinin yapılmasının, tahrif
edilmelerinin veya hileli bir şekilde kullanımlarının engellenmesine yönelik
tedbirler alınması suretiyle teröristlerin veya terörist grupların
hareketlerinin önlenmesini kararlaştırmaktadır. |
|
3.
Devletleri; |
|
(a)Özellikle
terörist şahıs ve şebekelerinin faaliyetleri veya hareketleri; sahtesi
yapılmış veya tahrif edilmiş seyahat belgeleri; silah, patlayıcı veya hassas
maddelerin kaçakçılığı; iletişim tekniklerinin terörist gruplarca
kullanılması ve kitle imha silahlarının terörist grupların eline
geçmesi tehdidi konuları ile ilgili olmak üzere,
operasyonel bilgilerin teatisinin artırılması ve
hızlandırılması yollarını aramaya, |
|
(b)Terörist
eylemlerin yapılmasını engellemek amacıyla, ulusal ve uluslararası hukuk ile
uyum içinde bilgi teatisine ve idari ve yargısal konularda işbirliği
yapmaya, |
|
(c)Özellikle
ikili ve çok taraflı düzenlemeler ve anlaşmalar yoluyla, terörist eylemleri
önlemeye, onlarla mücadele etmeye ve eylemlerin faillerine karşı tedbirler
almaya, |
|
(d)9
Aralık 1999 tarihli Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Uluslararası
Sözleşmesi dahil olmak üzere, terörizm ile ilgi olarak yapılan uluslararası
sözleşme ve protokollere mümkün olduğu kadar kısa sürede taraf olmaya, |
|
(e)Terörizm
konusundaki uluslararası sözleşme ve protokoller ile Güvenlik Konseyi'nin
1269 (1999) ve 1368 (2001) sayılı kararları konusunda işbirliği ve
hükümlerinin tam olarak yerine getirilmesi konularının geliştirilmesine,
|
|
(f)Sığınmacılara
mülteci statüsünün verilmesinden önce, terörist eylemlerin ifasını
planlamamış, kolaylaştırmamış veya bu eylemlerde yer almamış olduklarını
tespit amacıyla, İnsan Haklarının uluslararası standartları da dahil olmak
üzere, ulusal ve uluslararası hukuk tarafından konulan şartlar çerçevesinde
tedbirler almaya, |
|
(g)Uluslararası
hukuk çerçevesinde, mülteci statüsünün terörist eylemlerin failleri,
organizatörleri veya kolaylaştırıcıları tarafından suiistimal edilmemesi ve
siyasi motivasyon iddialarının sanık teröristler hakkında yapılan iade
taleplerinin reddedilmesi için bir gerekçe sayılmamasını garanti etmeye
davet etmektedir. |
|
4.Uluslararası
terörizm ve uluslararası organize suçlar, yasadışı uyuşturucu maddeler, para
aklama, yasadışı silah kaçakçılığı ve nükleer, kimyasal, biyolojik ve diğer
potansiyel ölümcül maddelerin yasadışı hareketleri arasında sıkı ilişkiler
bulunduğunu kaydetmekte ve bu vesileyle ulusal ve uluslararası güvenliğe
karşı yönelik olan bu ciddi tehdit ve tehlikeye karşı verilecek global
cevabın kuvvetlendirilmesi için ulusal, yarı-bölgesel, bölgesel ve
uluslararası seviyelerdeki çabaların koordinasyonunun geliştirilmesine
duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. |
|
5.Terörizm
faaliyetleri, metotları ve uygulamalarının ve aynı zamanda terörist
eylemleri bilerek finanse etmek, planlamak ve kışkırtmanın da Birleşmiş
Milletlerin amaç ve prensiplerine aykırı olduğunu bildirmektedir. |
|
6.Uzmanların
yardımıyla, bu karara uyulup uyulmadığını gözlemlemek amacıyla Geçici 28
inci usul kuralı doğrultusunda, Güvenlik Konseyi bünyesinde konseyin tüm
üyelerinin katılımıyla bir komite oluşturulmasına karar vermektedir ve bu
kararın kabulünü takip eden 90 gün içerisinde ve sonrasında da komite
tarafından tayin olunacak zaman çizelgesi dahilinde, bu Kararın hükümlerinin
yerine getirilmesinde elde edilen gelişmelerin komiteye bildirilmesi
hususunda devletlere davette bulunmaktadır. |
|
7.Komiteyi
görevlerinin çerçevesini çizmeye, bu kararın kabulünden itibaren 30 gün
içinde bir çalışma programı sunmaya ve Genel Sekreter ile müzakereli olarak
kararın gerektirdiği desteği mütalaa etmeye yönlendirmektedir.
|
|
8.Birleşmiş
Milletler Sözleşmesi'nde geçen sorumluluklar çerçevesinde, bu kararı tam
olarak icra etmek amacıyla gerekli tüm adımların atılacağına dair azmini
ifade etmektedir. |
|
9.Bu
meselenin gündemde kalmasına karar vermektedir. |
|
III- Avrupa Konseyi Kararlarında Terörizm |
|
Avrupa Konseyi, kararları ile teröre karşı uluslararası önlemler alan etkin
bir bölgesel kuruluştur. Avrupa Konseyi Danışma Meclisi, 1973'de aldığı 703
sayılı kararıyla uluslararası terörün bir suç olduğunu belirtmiş ve
"teröriste ya ceza ver, ya
da iade et" kuralı desteklenmiştir. |
|
Konseyin 1974 tarihli 3 sayılı tavsiye kararı, uluslararası terörizm
konusunda önem taşımaktadır. |
|
27.01.1977'de, "Terörün Önlenmesi Hakkında Avrupa Sözleşmesi" de kapsamlı ve
tek bir metin oluşturularak imzalanmış ve 1978'de yürürlüğe girmiştir.
Strasbourg'da Türkiye dahil 17 ülke tarafından
onaylanmış bulunan bu belgeyi, sadece Malta ve İrlanda tasdik etmemiştir.[8]
Sözleşmenin amacı, terör eylemlerini yapanların ceza almalarını sağlamaktır.
Bu amaçla sözleşme, suçluların iadesi konusuna ağırlık vermektedir. |
|
Bakanlar Komitesi'nin 15.01.1982 tarih, 1 sayılı tavsiye kararı ile terör
fiillerinin kovuşturulması ve cezalandırılması ile ilgili tavsiye kararı,
28.04.1982 tarih ve 941 sayılı tavsiye kararı, Avrupa Konseyi
İstişari Asamblesi'nin 1984'de benimsediği
"Avrupa'da Terörizme Karşı Demokrasinin Savunulması" konusundaki 1982 sayılı
kararı, 1984'de Madrit'te toplanan Adalet
Bakanları 14. Konferansında ele alınan "Terörizm ve Uluslararası Organize
Suçlara Karşı Mücadele İşbirliği"ne ilişkin 4 nolu
karar önem taşımaktadır. |
|
IV-Avrupa
Güvenlik İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) Terörizme Bakışı
|
|
Bugüne kadar Avrupa Güvenlik İşbirliği Örgütü'nün düzenlemiş olduğu
toplantılarda ortaya konan belgelerde, terörle ilgili bazı kararların
alındığı görülmektedir. |
|
V-1975
Helsinki Nihai Senedinde, devletlerin terörist eylemlere doğrudan yada
dolaylı şekilde yardım etmekten kaçınacakları vurgulanmaktadır.
|
|
VI-1983
Madrid Belgesinde, toplantıya katılan devletler, uluslararası ilişkilerde
şiddet kullanılması dahil terörizmi kınamakta; terörizmin masum insanların
canına kastettiğini, insan haklarını ve temel özgürlükleri yok ettiğini
belirtmekte; terörizmle mücadele için ikili ve çok taraflı işbirliği
özendirilmekte; ülkeler kendi topraklarının terör eylemlerinin hazırlanması,
düzenlenmesi konusunda kullanılmasına, bunları yapanların orada
barındırılmasına izin vermeyeceklerini belirtmekte; bu eylemlerin finanse
edilmeyeceği, teşvik olunmayacağı yada hoş görülmeyeceği vurgulanmaktadır. |
|
VII-1989
Viyana İzleme Belgesi terörizmi kınamakta, teröristlerin taleplerine karşı
direnme gösterilmesi politikası izlenmesini tavsiye etmekte, terörizm
konusunda bilgi değiş tokuşu dahil ikili ve çok
taraflı iş birliği yapılmasını, diplomatik ve konsolosluk misyonlarının ve
bunların personelinin güvenliğinin sağlanmasını ve terörist eylemlerin
önlenmesi için gereken önlemlerin alınmasını istemekte, terör eylemlerine
karışanların sınır dışı edilmesi ve yargı önüne çıkarılması, birden fazla
ülkenin hükümranlığının söz konusu olduğu durumlarda uluslararası
sözleşmelere uygun hareket edilmesinin gereğini vurgulamaktadır.
|
|
VIII-1990
İnsan Boyutu konulu Kopenhag Toplantısı Belgesinde, kendi ülkesinin yada bir
başka ülkenin düzenini yıkmaktan vazgeçmeyi reddeden şiddet yada terörizm
kınanmakta ve ülkenin bununla mücadeledeki sorumlulukları vurgulanmaktadır. |
|
IX-1990
Paris Senedi (Charter) terörizmin her türlüsünü
kınamakta ve terörle mücadelede işbirliğini öngörmektedir. |
|
X-1992
Helsinki Belgesi de her türlü terör eylemini kınamakta, AGİÖ çerçevesinde
terör konusunda alınan kararları yinelemektedir. |
|
XI-1994
Budapeşte Belgesi, terörizmin hiçbir şekilde haklı görülemeyeceğini,
terörizmin desteklenmeyeceğini, onunla mücadele için iş birliği yapılacağını
vurgulamakta, teröristlerin yargılanması ve sınır dışı edilmesi konusundaki
uluslararası sözleşmelere uyulacağı yinelenmektedir. |
|
XII-1996
Lizbon Belgesi, terörizm, örgütlü suç, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı,
kontrolsüz göç ve çevre kirliliğinin AGİÖ üyelerinin ortak sorunu olduğunu
belirtmektedir. Vesikanın "silahların denetimi" bölümünde terörizmin her
çeşidi ile mücadele edileceği vurgulanmakta, "Güvenlik İş Birliği" bölümünde
de terörizmle mücadele konusunda uluslararası camianın aldığı önlemleri
tamamlayıcı tedbirler alınacağı belirtilmektedir. |
|
XIII- NATO'nun 5. Madde Kararı |
|
11 Eylül 2001 günü Dünya Ticaret Merkezine ve Pentagon'a yönelik
teröristlerin uçaklı intihar saldırılarından sonra NATO 5. Maddeyi yürürlüğü
koymuştur. |
|
Bu maddeye göre taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir
veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir
saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM
Yasası'nın 51. Maddesinde tanınan bireysel yada toplu öz savunma hakkını
kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için
bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil
olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf
yada Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. |
|
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, son olarak, 28 Eylül 2001 tarihinde
Uluslararası terör ile mücadele etmek için atılacak adımları ve stratejileri
de içeren, (1373) sayılı kararı oy birliği ile kabul etmiştir. Karar,
Birleşmiş Milletler anayasasının barışın ve güvenliğin tesis edilmesi
amacıyla gerekli görüldüğü takdirde zor kullanma yetkisi veren 7. Bölümü
çerçevesinde alınmış olup tüm üye devletler için bağlayıcı niteliktedir. Bu
karar, terör örgütlerinin diğer ülkelerde barınmasına, örgütlenmesine ve
faaliyette bulunmasına imkan vermemekte, hatta her türlü mal varlıkları ve
ekonomik kaynaklarına el koymayı mümkün kılmaktadır. |
|
Uluslararası Terörizme Karşı Alınması Gereken Tedbirler |
|
Terörizm, tarihin en eski zamanlarından beri toplumları ve ülkeleri tehdit
etmiş ve etmeye devam edecektir. Değişen dengeler ve uluslararası
ilişkilerdeki farklılaşmalar neticesinde, geçen yüzyılda "sıcak savaşların"
yerini "soğuk savaş" yöntemleri alarak terörizm daha da yaygınlaşmıştır.
|
|
Güçlü devletlerin etkin politikaları karşısında kendi politikalarını
uygulama imkanı bulamayan bir takım ülkeler amaçlarını gerçekleştirmede
terörü bir araç olarak görmektedirler. Güçlü devletlerin ise kendi
politikalarını gerçekleştirmek ve rakiplerini etkisiz kılabilmek için terörü
bir araç olarak kullandıkları değerlendirilmektedir. |
|
Terörizm, günümüzde bir tehdit olmaktan çıkmış ve tüm dünyayı derinden
etkileyen bir tehlike haline gelmiştir. 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya
Ticaret Merkezine yapılan uçaklı intihar saldırısı bunun en büyük
göstergelerinden birisidir. |
|
Günümüzde uluslararası bir nitelik kazanan terörizmin, özellikle demokratik
dünya ülkelerinde yarattığı tahribat, her geçen gün artmaktadır. Bundan
dolayı tüm dünyanın birinci gündem maddesi terörizm ve terörizmle mücadele
haline gelmiştir. |
|
Türkiye, yaklaşık 30 yıldan beri, terörün her türlüsü ile mücadele etmiş ve
etmekte olan bir ülke olarak tecrübeleri göstermiştir ki terörizmle
mücadelede uluslararası iş birliği etkinliğin artırılmasında önem
taşımaktadır. |
|
TERÖRLE MÜCADELEDE İŞBİRLİĞİNİN ÖNEMİ |
|
Türkiye, uluslararası barış ve güvenlik ile insan haklarına yönelmiş en
büyük tehdidin terörizm olduğuna inanmaktadır ve terörün her çeşidini
kınamaktadır. Hiçbir ülkenin de topraklarını terörist gruplara ve bunların
faaliyetlerine açmaması gerektiğini savunmaktadır. |
|
Siyasette değişkenliğin egemen olduğu devletler arası ilişkilerde hemen
hemen bütün devletler terör eylemlerine kendi
siyasetlerine uygun gözle bakmaktadırlar. Bu durum ise terörizme karşı
uluslararası alanda ortak hareket etme ve önlemler almayı etkisiz hale
getirmektedir. |
|
Oysa, 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de meydana gelen terör olayı, günümüzde
örgütlü suçların sınır tanımadığının ve bütün ülkeler için bir tehdit unsuru
olduğunun en son kanıtıdır. |
|
Terörizm genelde tüm ülkelere yönelik bir tehdit olarak kabul edilmeli ve
buna karşı ortak bir önlem alınması konusunda her şeyden önce fikri
işbirliğine varılmalı, terörist eylemlere karşı kararlı bir tutum içinde
bulunulmalıdır. |
|
Terörizmle mücadele bir bütündür. Yurtiçindeki ve yurtdışındaki mücadele bu
bütünün parçalarıdır. Yurtiçinde verilen mücadele, yurtdışındaki mücadeleyle
bütünleştiğinde somut bir sonuç almak mümkün olabilecektir. |
|
Uluslararası işbirliğinin önemine ve gerekliliğine inanan ülkemiz güvenlik
ve işbirliği alanında, 52 anlaşma, 39 protokol, 39 mutabakat zaptı, 124
toplantı tutanağı ve 12 ortak bildiri ve deklarasyona imza atmıştır. |
|
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN GENÇLİĞİ KAZANMASINI KOLAYLAŞTIRICI NEDENLER. |
|
Gençlik, bir toplumun en enerjik ve dinamik kemsini oluşturmaktadır.Bu
özellikleriyle toplumsal gelişmedeki yeri ve toplumun bu gününü ve yarınını
oluşturmadaki rolü çok büyüktür.Gençlik aynı zamanda, bir toplumun
sürekliliğini sağlayan sigortası ve itici gücüdür.Yapılan araştırmalarda
gençliğin toplumsal açıdan “her zaman bir güç“ olduğunu ortaya koymaktadır. |
|
Bu
çerçevede, dünyadaki tüm terör örgütleri, gençliğin enerjisinden
faydalanmaya çalışmaktadır.Yapılan araştırmalar gençlerin hiç birinin
ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik nedenlerle terör örgütlerine
katılamadıklarını göstermektedir. Ancak, sosyal, ekonomik, kültürel ve
psikolojik sorunlar terör örgütlerinin gençliği kazanmasını
kolaylaştırmaktadır.Çünkü örgütler gençlerin, sosyal, ekonomik, kültürel ve
psikolojik problemlerini istismar ederek bir propaganda malzemesi olarak
kullanılmaktadır. |
|
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN AĞINA DÜŞENLER |
|
Çatışmalarda veya örgüt içi eğitim sırasında yaralandıklarında tedavileri
yapılmakta ve kaderlerine terk edilmektedirler. |
|
Mağaralarda toplu bulunmaları nedeniyle bulaşıcı hastalıklara, üst solunum
yolu, sindirim yolu enfeksiyonlarına, tifo, uyuz gibi hastalıklara
yakalanmaktadırlar.6 ay ve daha uzun süre banyo yapmamaktadırlar Aileleriyle
irtibatı kesilmekte, şu yada bu şekilde ailesinden bahsedenler ağır bir
şekilde cezalandırılmakta ve bu cezalar ölüme kadar gidebilmektedir. |
|
Örgütten kaçma girişiminde bulunan veya örgüte uyum sağlayamayan militanlar
örgütten dışlanarak, buz üzerinde bekletilerek, aç-susuz bırakılarak,
bedenleri üzerinde naylon yakılarak, kafaları tasla ezilerek
cezalandırılmaktadır. |
|
Örgüt liderleri canlarını tehlikeye atmamak için eylemlere katılmaktan ve en
önde piyon olarak tuzağa düşürdüklere gençleri kullanmaktadırlar. |
|
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ELEMAN KAZANMA YÖNTEMLERİ |
|
Türkiye, köklü bir tarihi geçmişe dünya üzerinde kritik bir jeopolitik
konuma zengin doğal kaynaklara ve genç nüfus potansiyeline sahip bir
ülkedir. |
|
Bu
sebeple siyasal, kültürel, askeri ve soysa- ekonomik çıkar çatışmalarının
çekim merkezinde bulunmaktadır. |
|
Bilindiği gibi 2.dünya savaşı'na kadar dünya zenginliklerinden sınırsızca
yararlanmak isteyen ülkeler, askeri işgallere amaçlarına ulaşmaya
çalışıyorlardı.Ancak, sıcak savaşların büyük maddi ve değişikliklerine neden
olmuştur. |
|
Geliştirilen bu yeni yöntemlerden en etkilisi ise terörist faaliyetlerdir. |
|
Dış
odakların desteğiyle ülkemizde de bazı terör örgütleri faaliyet
yürütmektedirler. |
|
Bu
örgütler maddi ve manevi desteği dış mihraklardan alırken ayakta kalabilmek
için muhtaç olduğu insan kaynağını da siz gençlerimizden sağlamaya
çalışmaktadırlar. Bu nedenle terör örgütlerinin, eleman kazanmayı hedefleyen
tuzaklarına karşı dikkatli olmanızda yarar vardır. |
|
Bilindiği gibi insanların sevgi samimiyet gibi her zaman geçerli duygusal
ihtiyaçları vardır. Terör örgütlerinin sizleri kazanmak için ilk hareket
noktası insan psikolojisinin bu durumdan yararlanmaktadır. |
|
Dolayısıyla, örgüt içerisine çekmeyi planladıkları kişilerin önce aile
yapılarını incelemekte, onların zayıf noktalarını belirlemek için bilgi
toplamaktadırlar. |
|
Bundan sonra, seçilen kişilerle sıcak diyalog kurulması aşaması gelmektedir.
Bu doğrultuda her insanın çok doğal ihtiyacı olan arkadaş toplantıları,
sinema ve konser davetleri, burs kalacak yer ve kitap temini gibi unsurlar
örgüt tarafından araç olarak kullanılır. |
|
Grup içine çekilen kişilere, örgütün ideolojisi doğrultusunda yayın yapan
kitap, dergi ve gazeteler okutularak beyinleri yıkanır. Böylece örgüt
ideolojisi uğruna ölmeye hazır militanlar yetiştirilmesinin ilk aşaması
tamlanmış olmaktadır. |
|
Bu
kişilere bir sonraki aşamada verilen görevler arasında bildiri dağıtma, afiş
asma, yasadışı miting, toplantı ve gösterilere katılma bulunmaktadır. Tüm
bunlardaki amaç, kişileri güvenlik kuvvetleriyle karşı karşıya getirerek
önce suçluluk duygusuna kapılarını sağlamak, daha ise bu suçluluk duygusunu
nefrete ve var olan her tür düzenin reddine dönüştürerek, onların toplumla
ve hatta aileleri ile olan bağlarını koparmaktır. |
|
Sol Terör örgütlerindeki Militanların Yaş Gruplarına Göre Dağılımları |
|
Yaş Grubu |
Sayı |
Yüzde |
|
14-25 Yaş Grubunda |
357 |
65 |
|
25-30 Yaş Grubunda |
139 |
16,8 |
|
30’dan sonrası |
150 |
18,2 |
|
Sağ Terör Örgütlerindeki Militanların Yaş
Gruplarına Göre Dağılımları |
|
Yaş Grubu |
Sayı |
Yüzde |
|
10-14 Yaş Grubunda |
5 |
2,5 |
|
15-25 Yaş Grubunda |
|