![]() |
|
UYUŞTURUCUYA HAYIR! |
|||
|
UYUŞTURUCU MADDE NEDİR? |
|||
|
|||
|
Uyuşturucuya Alıştırma Yöntemleri |
|||
|
|||
|
|||
| UYUŞTURUCUNUN ETKİLERİ | |||
| FİZİKİ ETKİLERİ | |||
|
|||
|
|||
| Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir. | |||
| Solunum Sisteminde: nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır. | |||
| Kan organlarında: Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır. | |||
| Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır. | |||
|
|
|||
| SOSYAL ve MADDİ ETKİLERİ | |||
| Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür. | |||
| Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür) | |||
| Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz. | |||
| İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır. | |||
| İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar. | |||
| Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır. | |||
| UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE SUÇLARI NELERDİR? | |||
| Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları Türk Ceza Kanunu'nun 188, 189, 190, 191, 192. maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarını beş başlık altında toplayabiliriz; | |||
| 1- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, | |||
| 2- Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, | |||
| 3- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, | |||
| 4- Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak, | |||
| 5- Etkin pişmanlık. | |||
| TÜRK CEZA KANUNU UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ MADDE 188 | |||
| (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. | |||
| (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. | |||
| (3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. | |||
| (4) Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. | |||
| (5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. | |||
| (6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. | |||
| (7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmî makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, dört yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. | |||
| (8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. | |||
| TÜZEL KİŞİLER HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI MADDE 189 | |||
| (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. | |||
| UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA MADDE 190 | |||
| (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için; | |||
| a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, | |||
| b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan, | |||
| c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren, | |||
| Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. | |||
| (2) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. | |||
| (3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. | |||
| KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMAK, KABUL ETMEK VEYA BULUNDURMAK MADDE 191 | |||
| (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır. | |||
| (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. | |||
| (3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir. | |||
| (4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan fazla olamaz. | |||
| (5) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur. | |||
| ETKİN PİŞMANLIK MADDE 192 | |||
| (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. | |||
| (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. | |||
| (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. | |||
| (4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. | |||
MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI:![]() Maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz; |
|||
| A) AFYON VE TÜREVLERİ | |||
|
1) AFYON : |
|||
|
|||
|
|||
|
2) MORFİN : |
|||
| 1805 yılında Almanya'nın Hannover kentinde çalışan eczacı Friedrich Wilhelm Adam Serturner, amonyaklı bir eriyik yardımıyla afyondan morfini ayırmış, hayvan deneyleri sonucu bu maddenin uyku verdiğini bulmuş, yunan mitolojisinde uyku tanrısının adından esinlenerek bu maddeye morfin adını vermiştir. Serturner morfinli yaptığı araştırmaların 1812 yılında Afyonun Analizi adı altında yayınlamıştır. | |||
| Haşhaş bitkisinden çıkan afyon somunundan elde edilen morfin, morfin hidro klorür yada morfin sülfat tuzu olarak kullanılır. Morfin hidroklorür beyaz ince uzun kristaller şeklinde olup suda %25, alkol ve gliserinde kolay erir. Morfin sülfat, beyaz kuştüyü gibi yumuşak olup suda %15, alkol ve eterde daha düşük oranda erir. | |||
| Morfin afyonun içinde doğal olarak bulunan bir alkoloiddir. Afyonun üretildiği bölgeye, özelliklerine ve niteliklerine bağlı olarak içinde %8-20 arasında morfin bulunabilir. Genel olarak %14-15 arasında morfin içeren afyonun iyi ve beğenilen nitelikte olduğu kabul edilmiştir. | |||
|
3) KODEİN : |
|||
| Afyondan elde edilen kodeinin kimyasal yapısı metilmorfindir. Renksiz beyaz kristaller yada toz şeklinde bulunur. Suda %1 oranında, alkol ve klaroformda daha yüksek oranda erir. | |||
| Kodein ilk olarak 1833 yılında Fransa'da, Bobliquet tarafından afyondan ayrıştırılmıştır. Kodeinle ilk klinik araştırmayı 1834 yılında yapan Barbier, 65-130 miligram arasında değişen miktarlarında uyuşturucu ve uyku verici etkisi olduğunu göstermiş, buna keyif hali ve rahatlık veren etkileri de eklemiştir. | |||
|
4) METADON : |
|||
| Metadon, içerisinde afyon içeren tıp alanında kullanılan tıbbi bir ilaçtır.Yanlış kullanımlarında bağımlılık yapması kaçınılmazdır. Bu ilacın doktor kontrolü dışında kullanılması insanlar üzerinde ciddi tehlikeler oluşturur. | |||
|
5) EROİN : |
|||
|
|||
|
|||
|
B)KENEVİR VE TÜREVLERİ |
|||
|
|||
|
1)
REÇİNE ESRAR : |
|||
| Kenevir bitkisinin yapraklarının üzerindeki reçinenin çıkarılmasıyla elde edilen esrara "reçine esrar" denir. | |||
|
HİNT KENEVİRİ |
|||
|
2) TOZ ESRAR : |
|||
|
3) PRES ESRAR : |
|||
|
4) GONCA ESRAR : |
|||
![]() Kenevir bitkisi içerisindeki aktif maddenin fazlaca bulunduğu üst yapraklardan elde edilen esrara
"Gonca esrar" denir. |
|||
|
5) LİKİT (SIVI) ESRAR: |
|||
|
C)UYARICILAR |
|||
|
1) AMFETAMİN: |
|||
| Amfetaminler; ruhsal yaşantıyı uyaran ilaçlar arasında yer alır. Amfetaminlerin temel yapısını, fenilatilamin çekirdeği oluşturur. Kimyasal yapılarına göre, uyarıcı etkileri birbirinden farklı, değişik amfetaminler vardır; en çok tanınanları şöyle sıralanabilir: | |||
|
|
|||
| Bunlar arasında bağımlılar tarafından yaygın olarak kullanılan amfetamin(benzedrin) ve D-Amfetamin (Dexedrine)'dir. | |||
| 1920 yılında ABD'de solunum yolları ve benzeri hastalık tedavisinde kullanılan efedrinden daha etkili bir madde araştırılırken amfetaminler rastlantı sonucu bulunmuştur. Önceleri ağız ve burun yoluyla kullanıldığında sadece solunum yollarını genişlettiği sanılan bu maddenin beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerinin tanınması 1930 yılına kadar süren çalışmalar sonucu gerçekleşmiştir. | |||
| 1940 yılından sonra değişik hastalıkların tedavisi için oldukça geniş uygulama alanı bulan amfetaminlerin tedavi sınırları bağımlılık yapmaları ve yan etkileri sebebiyle gittikçe daraltılmış 1970'li yıllardan sonra da belirli bir-iki hastalığa indirilmiştir. | |||
| Dünyada zayıflama amacıyla amfetamin yada bu maddeyi içeren ilaçları kullananlarda bağımlılık yapması yan etkisi olması ve ruh hastalıklarının ortaya çıkması nedeniyle uygulama alanlarından kaldırılmıştır. Bugün; amfetaminler ender olarak aşağıdaki durumlarda kullanılmaktadır: | |||
| Narkolepsi adı verilen, gün içinde özellikle tekdüze işlerin yapıldığı sırada ortaya çıkan önüne geçilmez derecede güçlü bir uyuklama durumu olan ve ender görülen bu hastalığın tedavisinde; | |||
| Hiperaktif adı verilen, aşırı derecede hareketli olan çevreye uyumu güç ve okul başarısı düşük olan, beyin zedelenmesi geçirmiş çocukların tedavisinde; | |||
| Bazı sara(epilepsi) türlerinde yardımcı ilaç olarak. | |||
| Bu ilaçlar ruhsal çöküntü durumların tedavisinde, yalnız yada diğer antidepresan ilaçlarla birlikte kullanılan amfetaminlerin kaygı, tedirginlik, intihar eğilimleri ve eylemlerini arttırdığı görülerek bu tür uygulamalardan vazgeçilmiştir. | |||
|
2) KOKAİN: |
|||
Güney Amerika kıtasının Kuzey ve Kuzeybatısı boyunca uzanan yüksek And
dağlarındaki ılıman iklim
koşullarında yetişen ve Erythoxylon Coca
olarak adlandırılan bitkinin yapraklarından elde edilen bir alkoloiddir.Merkezi
sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip bir uyuşturucu maddedir. Baz
kokain beyaz kristalize bir tozdur. |
|||
| İlk kez 1860 yılında Alman kimyacı Albert Niemann tarafından koka yapraklarından ayrılarak elde edilmiştir. Bir alkaloid olan kokainin kimyasal yapısı ve etkisi atroponi andırır, kokain beyaz bir toz olup suda erir. | |||
Kokainin hammaddesi Kolombiya'da yerleşik kokain kartelleri tarafından;
Peru, Kolombiya sınırında
işlenerek Kolombiya'da üretilen kokainle
birlikte Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerine sevk edilmektedir. İkinci
büyük koka yaprağı üreticisi olan Bolivya'nın Chapare vadisinde geniş
koka üretim alanları bulunduğu, elde edilen hammaddenin komşu ülkelerden
temin edilen kimyasal maddelerle burada kimyasal işlemlere tabi
tutulduğu bilinmekte ise de, son zamanlarda Kolombiya kokain
kartellerinin bu ülkedeki uyuşturucu pazarında söz sahibi oldukları
anlaşılmıştır. Kısaca Kolombiya kokain kartellerinin dünyadaki kokain
piyasasının büyük bir bölümünü ellerinde tuttukları söylenebilir. Adı
geçen üç ülke dışında, Venezüella, Panama, Brezilya, Arjantin ve
Ekvator'da da az miktarda kokain üretimi olduğu bilinmektedir.
|
|||
|
3) KAFEİN : |
|||
| Kahve tohumunda bulunan Kafein, kahvenin etkili maddesi olup, merkezi sinir sistemi üzerinde hafif bir uyarıcı etkisi vardır. Kafein laboratuarlarda sentez yoluyla da elde edilir. Kafein ve Kafein içeren ilaçlar tıp alnında dolaşım ve solunum sistemini güçlendirici olarak kullanılır. Ancak ilaç olarak kullanılan Kafeinin kötü kullanımı ve bağımlılık yapması söz konusu değildir. | |||
| Kafeine bağlı kötü kullanım ve bağımlılık Kafein içeren kahve ve içecekler için söz konusudur. Az miktarda alınan Kafein yorgunluğa karşı direnci yükseltir. Kısa bir süre beden gücünü, zihin çalışmasını, iş verimini artırır, uykuyu kaçırır, uzun süre kullanılması sonucu ruhsal bağımlılık yapmasına karşın fiziki bağımlılık yapmaz. Kimi kişilerde kafeine karşı aşırı duyarlılık vardır çok az miktarda alınsa bile kalp vurum sayısını artırır, baş dönmesi, bulantı ve kusma yapabilir. | |||
|
D)SENTETİKLER |
|||
|
Bu
maddelerin temel özelliği; ruhsal yaşantıyı bozmaları, değiştirmeleri ve
karıştırmalarıdır. Sentetik uyuşturucular doğal uyuşturucuların karşılığı olarak, çeşitli kimyasal yollarla üretilmiş olan suni uyuşturuculardır.Sentetik uyuşturucular insanların sinir sisteminde yapmış oldukları etkilere göre;Depresantlar,Stimulantlar,Halusinojenler gibi sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. |
|||
| Günümüzde, en az tabii narkotikler kadar tehlikeli olan bu maddelerin, kötüye kullanımındaki kolaylık nedeniyle gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. | |||
|
1)ECSTASY - Metilen Dioksi Met Amfetamin (M D M A) : |
|||
![]() Merkezi
sinir sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen
amfetamin türevi bir sentetik
uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı şeklindedir. |
|||
| İlk olarak "çeçe sineği" gibi böcekler soktuğunda insanları uyku halinden kurtarmak için 1912 yılında üretildiği bilinen ecstasy; uyuşturucu olarak ilk defa 1985 yılında Hollanda'da rapor edilmiştir. Sağlık uzmanları, bu maddelerin merkezi sinir sistemine ve vücuda olan zararlarını sürekli olarak bildirmektedirler. | |||
Moda
uyuşturucular olarak bilinen bu tip sentetik maddeler, genelde var olan
etkin maddenin özel muameleler ve kimyasal yöntemlerle moleküler anlamda
değişikliğe uğratılması neticesinde birtakım ara maddelerin de
katılmasıyla üretilmektedir. |
|||
Ecstasy; "3.4 Metilendioksimetamfetamin"in (MDMA) yaygın ismidir.
Ecstasy, feniletilaminler ve halüsinojenik meskalin maddesinin yapısı
ile benzerlik gösteren bir kimyasaldır. MDMA tableti alındıktan sonra
uyarıcı etkiler hissedilir. Uyuşturucu üreticileri, var olan
uyuşturucuların moleküler yapılarını değiştirerek yeni uyuşturucular
üretmek ve pazara
yeni maddeler sürmek amacını güderler. |
|||
| Amfetamin kelimesi çok kalabalık uyarıcılar grubu için kullanılan bir kelimedir. Speed (hız) olarak bilinirler. Değişik amfetaminlerin çok benzeşen kimyevi yapıları ve etkileri vardır. Tecrübeli kullanıcılar dahi hangisini kullanmış olduklarını anlamayabilirler. Dextroamfetaminler ve Methamfetaminler en çok karşılaşılan iki çeşididir. | |||
| Bunlara örnek olarak şu maddeler gösterilebilir: | |||
| MDEA: MDMA'dan daha hızlı (2-3 saat) fakat daha kısa süreli bir maddedir. | |||
| MDA: Etkisi MDMA'dan daha uzun süren (8-12 saat) ve daha güçlü etkileri olan bir maddedir. | |||
| DOB: Güçlü ve (18-30 saat) çok uzun süreli hayal gösterici etkileri olan bir maddedir. | |||
| MDOH: MDA ile benzer etkilere sahip bir maddedir. Fakat etki süresi daha kısadır (3-6 saat). Etkiler geçtiğinde şiddetli bitkinlik ve uyuşukluk hali görülür. | |||
|
2) CAPTAGON : |
|||
Sentetik bir uyuşturucu türüdür.Önceleri Almanya'da yasal olarak
üretilen bu maddenin üretimi, kötüye kullanımının artması üzerine
durdurulmuştur.Üretiminin durdurulmuş olması ile birlikte yasal olmayan
yollardan,yüksek kazanç elde etmek için çeşitli ülkelerde kaçak olarak
üretilmeye başlanmıştır. |
|||
| Piyasaya captagon ticari adı ile sürülen ve etken madde olarak fenetylline içeren bu uyuşturucunun özellikle Arap ülkelerinde kullanımı yaygındır. | |||
| Captagon üretiminde tespit edilen iki aşama vardır.Birincisi fetylline maddesinin imal edildiği kimyasal aşama,ikincisi ise elde edilen etkin maddenin tablete dönüştürülmesi olan fiziksel aşamadır.Yapılan araştırmalar göstermiş ki; yasadışı yollardan captagon üretimi yapan şahıslar, daha fazla uzmanlık,zaman ve laboratuar malzemesi gerektirdiğinden, fenetylline maddesini doğrudan temin edip, ikinci aşama olan ve çok uzmanlık gerektirmeyen fiziksel aşama devresinden itibaren üretime geçmektedir. | |||
| Önceleri etkin maddesi fenetylline olarak üretilen ve satılan captagonun, üretiminin yasaklanması neticesinde yasadışı yollardan gizli laboratuarlarda üretilmeye başlanması ile etkin maddesi ve içerisinde ne olduğu tam olarak bilinmeyen, ancak hapların üzerlerindeki captagon logolarından dolayı captagon adı ile satışı yapılan, farklı özelliğe sahip haplarda tespit edilmiştir. | |||
| 3) METHAMFETAMİN : | |||
|
Amfetaminin çok aşırı bağımlılık yapan ve oldukça yüksek zehirleyici özelliği bulunan şeklidir.Kısaca METH olarak bilindiği gibi, şeffaf kaya gibi görüntüsü nedeniyle "ıce"(buz) olarak da bilinir.Etkisi, ne kadar kullanıldığına bağlı olarak 2-24 saat arasındadır. |
|||
|
4) LYSERGİC ASİD DİETHYLAMİD (L S D) : |
|||
|
1938 yılında İsviçre'nin Basel kentinde Sandoz İlaç Firması
laboratuarlarında çalışan Albert Hoffman çavdar mahmuzundan Mürekkeple yazı yazıldığında fazla mürekkebi emen kağıt gibi renkli, parlak, çıkartma gibi veya emici kağıt tabakalarında emdirilmiş olarak, renkli tabletler veya emici kağıt şeklinde, su gibi renksiz sıvı ve ince jelatin kareleri şeklinde satılır.
30 gram LSD 300.000 doz için yeterlidir. Bir toplu iğne başı kadar LSD; kullanan şahsın kendisinden geçmesini sağlaması için yeterlidir. Eğer bu miktar biraz fazla alınacak olursa insanı çıldırtır bunun devamında ise intiharlar ve cinayetlerin gelmesi kaçınılmazdır. |
|||
|
5) GAMMA HYDROXYBUTYRATE (G H B) : |
|||
|
Önceleri vücut çalışması yapanlarda kas büyümesini uyarmak için kullanılırken, son yıllarda eğlence partilerinde suiistimal edilmeye başlanmıştır. |
|||
|
Elektrik panellerini temizlemeye yarayan bir kimyeviden sentez edilmiş olup, sıvı ve toz halindedir.Çoğunlukla ecstasy ile birlikte kullanıldığı bilinmektedir. |
|||
|
Kokusu ve tadı yoktur, etkisi 1-3 saat sürer.Kokusu ve tadı olmadığından, içki veya içilen herhangi bir şey içine kolayca karıştırılmaktadır. |
|||
|
6) KETAMİNE HYDROCHLORİDE(KETAMİN) : |
|||
|
Hayvan ameliyatlarında, anestezide kullanılan "Özel K" denen madde,"Ketamine Hydrochloride"dir.Özel K denen bu uyuşturucu, ketaminin ocak üstünde ısıtılarak sıvıdan toza dönüştürülmesi ile elde edilmektedir.Çok güçlü halusinasyona yol açar.Etkisi yarım saat ile iki saat arasındadır."Rave " denilen çılgın partilerde Özel K olarak gündeme gelmiştir. |
|||
|
7) PHEN CYCL İDİNE (Piperidin) (P C P) : |
|||
|
P C P ilk kez 1950'li yıllarda genel anestezi ilacı olması amacıyla geliştirilmiş ve kullanım alanına girmiştir. Damar ya da kas içi yolla kullanıldığında çevreden kopma, soyutlanma, uzaklaşma ve kişilik bölünmesi, parçalanması durumuyla birlikte giden belirtilere yol açar. Bilinç bozulur, karışır, kaybolur. |
|||
|
Beyaz kristal toz şeklinde yada yasa dışı uyuşturucu dünyasında tabletler, kapsüller ve renkli tozlar şeklinde görülür. P C P kullanan bir çok insan, bilmeden kullanıyor olabilir, çünkü P C P katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. L S D ve Metamfetaminlere ilave edildiği bilinmektedir. Etkisi 2-4 saat sürebilir. |
|||
|
SAKİNLEŞTİRİCİLER |
|||
|
Bu maddeler morfin yerine geçen sentetik maddelerdir. Bunlar beyaz tabletler şeklinde hazırlanır, üzerlerine çeşitli renklerde tabakalar da geçirildiği görülmüştür. |
|||
|
Günümüzde en az doğal uyuşturucular kadar tehlikeli olan bu maddelerin
suistimali gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. |
|||
|
Ülkemizde Sağlık Bakanlığınca yürütülen yeşil ve kırmızı reçete tatbikatı bu tür ilaçlar için başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Sentetik uyuşturuculardan sayılan bu ilaçlardan uyarıcılar KIRMIZI REÇETE, uyuşturucular ise YEŞİL REÇETE ile satılabilmektedir. |
|||
|
1-Barbituratlar : |
|||
|
Merkezi sinir sistemini etkileyerek yatıştırıcı, teskin edici etkinlik gösterirler. Sentetik olarak değişik renk, hacim ve şekillerde kapsül veya tabletler halinde üretilir, tıp alanında kullanılan 30 kadar çeşidi vardır. Bu ilaçlar doktor tarafından hastayı sakinleştirmek veya uyutmamak için verilir. |
|||
|
Barbituratlar 300 mg. alındığında derin bir uyku hali meydana getirir, 4-8 saat arası sürebilir.1000 mg. alındığında ise ölüm meydana gelebilir. Ayrıca barbituratlar alkol ile alındığında da ölüm gerçekleşir. Bu maddeler ağız yolu ile alınır, suda eritilerek deri altına zerk edilebilir. |
|||
|
Barbituratlar alındığında alkol sarhoşluğunun belli özelliklerini gösterir. Fark sadece kokularıdır, barbituratlar kokusuzdur. Bu maddenin kullanımının suiistimali sonucunda; uyuşukluk, sinirlendirici davranış, kahkaha, sendeleme, intizam bozukluğu, reflekslerde zayıflama, artan terleme, göz bebeklerinde küçülmedir. Aşırı dozda, şahsın şuursuz halde kendini kaybetmesini sağlar. İlacın bırakılması durumlarında; uykusuzluk, bulantı, ve kusma, karın krampları, titreme, şüphecilik, halsizlik ve gayri ihtiyari kas hareketleri gibi sorunlar ortaya çıkar. |
|||
|
2-Trankizanlar : |
|||
|
İnsanları sakinleştirmek ve kullananın akli ve fiziki uyanıklılığını artırarak, mevcut endişelerini gidermek üzere kullanılır. Ülkemizde reçete ile verildiği halde bazı ülkelerde reçetesiz satılmaktadır. Yüksek dozların altında iken ve ani vazgeçmelerde barbituratlarda görülen sorunlar ortaya çıkar. |
|||
|
3-Sedatifler : |
|||
|
Akli ve fiziki aktiviteyi ve uyanıklığı yatıştıran ancak barbituratların aksine uykulu hal alınmasını önleyen sentetiklerdir. Bunu kullananlar ilk önceleri kendilerini cesur ve iyi hissetseler de sonrasında kendilerini yalnız ve çevresinde kaybolmuş hissederler. |
|||
|
E)UÇUCU MADDELER |
|||
|
İçinde değişik petrol türevleri ve kimyasal yapıda gazlar bulunan, iş yerleri ve evlerde değişik kullanım alanları olan, koklandığı ve solunduğu zaman, ölüm riski ve ciddi sağlık sorunları yaratan, piyasada kolayca bulunabilen maddelerdir. |
|||
|
|
|||
| Bütün bu maddelerin koklanması, nefesle içe çekilmesi tehlikelidir. Vücutta ve beyinde telafisi mümkün olmayan, kalıcı tahribat yapar. Bu nedenle yukarıda belirtilen maddelerin kullanıldığı kapalı alanlar havalandırılmalı, bu maddeler özellikle çocuklardan uzak tutulmalı, gıda maddeleri ile bir araya konulmamalıdır. | |||
| BAĞIMLILIK YAPAN MADDELER | |||
|
|
|||
|
TÜTÜN NEDİR? |
|||
| Tütün bitkisi (Nikotina tabacum) içinde çeşitli psikoaktif uyuşturucular bulunan bir maddedir. Tütün ürünleri içinde 4000’e yakın kimyasal madde vardır. Sigara ve mamulleri bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından elde edilir. Nikotin tüm bağımlılık yapan maddelerin en zehirli ve bağımlılık yaratanıdır . | |||
| Doğal olarak renksiz, yakıldığında kahverengi olan nikotin havayla temas ettiğinde tütün kokusu alır. Tüketim yolu fark etmeksizin kolayca kana karışmaktadır. | |||
|
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM |
|||
| Tütünün kullanımı fiziksel bağımlılığın ne kadar kuvvetli olduğunun bir göstergesidir. Sigara içmek 1900’lü yılların başından beri, nikotin tüketiminin tartışmasız en çok kullanılan yöntemidir. Sigaradan bir fırt çekmek nikotinin neredeyse anında kan sistemine yayılarak beyine ulaşmasını ve 10 saniye içersinde merkezi sinir sistemini etkilemesini sağlar. Diğer yandan, puro ve pipo içenler genellikle çok az ya da hiç duman çekmezler ve nikotin ağızlarındaki mukoza zarları tarafından emilir. | |||
|
KULLANIM İŞARETLERİ |
|||
| 18 yaşında küçüklere tütün ürünlerini satmak yasaktır, ancak bunu kontrol etmek çok zordur. Çünkü ebeveynlerin kendisi çocuklarına sigara satın aldırmaktadırlar. | |||
|
ETKİLERİ |
|||
| Nikotin aynı zamanda hem uyarıcı hem de yatıştırıcı etkisi gösterir. Nikotin ani bir etkileşim gösterip kan basıncını ve kalp atışını artırır. Nikotinin anında beliren etkileri maddenin hazmından dakikalar sonra azalır ve bu durumun yeniden yakalaması ve yoksunluk yaşamamak için sürekli sigara içilir ve tabii ki tiryaki olunur. | |||
| Tütünü ilk defa kullananlar bulantı, baş dönmesi, ve baş ağrısı yaşayabilirler. | |||
|
RİSKLERİ |
|||
| Günümüzde sigara içenlerin çoğu günde neredeyse bir paket ya da daha fazla sigara içmektedir bu da çoğu hastalık için olan risklerini arttırmaya yeterlidir. | |||
| Çok sayıda çalışma göstermiştir ki günde bir paket sigara içenler, hiç içmeyenlerle kıyaslandığında on kat daha fazla akciğer kanserine ve iki kat fazla kalp krizi riski taşımaktadırlar. Ek olarak sigara içmek kronik bronşit, empisemi gibi diğer ciğer hastalıklarına sebep olabilir ve astımı arttırabilir. Sigara aynı zamanda ağız, gırtlak, mide, pankreas, böbrek, idrar yolu kanserine sebep olabilir. Ayrıca sigara içmediği halde pasif içici konumuna düşen binlerce insanda aynı hastalıklara yakalanabilmektedir. Hamile iken sigara içmek, doğmamış bebeği zehirlemektir. | |||
| Pipo ve purolar alternatif metotlar olsa da risksiz değillerdir. Vücutlarına gene nikotin girmekte ve dolayısıyla akciğer, dudak, ağız ve gırtlak kanserine yakalanma riskleri mevcuttur. | |||
|
Tütün ve nikotinle bağlantılı olan riskleri azaltmak amacıyla duman olan
yerlerden kaçınılmalı ve sigara tüketilmemelidir. Ayrıca sigaradan kaynaklanan çeşitli tehlikeli hastalıkların riskleri göz önünde bulundurulmalı ve hiç kullanmamalıdır. |
|||
|
ALKOL NEDİR? |
|||
| Alkol dünyadaki en eski ve en geniş şekilde kullanılan uyuşturucu türüdür. | |||
|
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM |
|||
| Kanunların yaş sınırlaması olmasına rağmen, alkol gençler tarafından çok kolay elde edilebilir. Araştırmalara göre gençler alkolü genellikle evde bulurlar ve ev içerisinde tüketirler. | |||
|
ETKİLERİ |
|||
| Tüm psikoaktif uyuşturucularda olduğu gibi, sosyal durum ve aktivite alkolün etkisini doğrudan etkiler. İçe kapanıklık hissedebilirler veya tam tersi sosyal olabilirler. Yani sevinçli içersen şarkı söylersin, kederli içersen ağlarsın gibi. | |||
|
KULLANIM İŞARETLERİ |
|||
| Alkol almanın genel işaretleri ağızdaki sürekli bir alkol kokusu, konuşmada kayma, motor kontrolünün kaybı, zayıf yargılama, saldırganlık ve vahşi davranışlardır. | |||
|
RİSKLERİ |
|||
| Araştırmaların gösterdiğine göre alkol ile şiddet arasında bir ilişki mevcuttur. İstatistiklere göre şiddet içeren suçların, tecavüz dahil, yüksek oranı saldırganlar ve/veya kurbanlar alkolün etkisindeyken meydana gelmektedir. Riskleri azaltmak için ise aç karına içmemek, içkili araç kullanmamak, içkili olan bir kişinin sizi aracıyla bir yere götürmesine izin vermemek, içki yarışına girmemek, alkol ile diğer uyuşturucuları karıştırmamak (reçeteli ilaçlar dahil), kişinin alkole karşı olan tepkisini bilmesi (herkesin farklıdır), ve yabancılarla iken içmemek gerekmektedir. | |||
| ALKOLÜN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır. | |||
|
ECSTASY NEDİR? |
|||
| Ecstasy, kimyasal adıyla MDMA (3, 4-metilendioksimetamfetamin), ağızdan alınan bir haptır. Haplar değişik şekil ve markalarda mevcuttur. Bazı durumlarda MDMA toz halinde satılmaktadır. Hap şeklindedir ama asla yasal kullanımı yoktur, dolayısıyla denetim altında değildir. Genel bir kullanıcının bir “doz” içerisinde hangi maddeleri bulunduğunu bilmesi bu sebeple imkansızdır. | |||
|
BULUNABİLİRLİLİK & KULLANIM |
|||
| Özellikle gece kulübü ve elektronik müzik organizasyonlarında popüler olan Ecstasy tabletleri bulunabilirliği mümkündür. Tipik bir doz olarak 100-125 mg dört ila altı saat etkisini gösterir. | |||
|
ETKİLERİ |
|||
| Kullananlar kendilerini açılmış, rahatlamış, güzel, korkusuz, toleranslı ve etrafındaki insanlara bağlı olarak tanımlarlar. Genellikle sosyal ortamlarda kullanılan Ecstasy duygusal (seksüel olması gerekmez) bir madde sayılır. Ecstasy alındıktan yaklaşık 45 dakika sonra kullanıcılar etkisine girerler. Bu madde sinir hücresine girdikten sonra serotoninin bol miktarda salınımına neden olur ve serotonin üreten enzimleri engeller. Ecstasyinin en önemli etkisi kişiyi aktive etmesi ve bilinç değişikliklerine neden olmasıdır. Bu etkiler alınan doza ve kişinin içinde bulunduğu ruhsal duruma doğrudan bağlıdır. Alındıktan 20 ile 60 dakika içinde etki göstermeye başlar. İlk bir saat içinde en güçlü etkiyi yapar. Dört ile altı saat içinde bu etki sonlanır. Ertesi gün içinde de kimi zaman hafif derecede etkileri gözlenebilir. | |||
| Ecstasy, beden ısısını ve kan basıncını artırır. Sıcak, havasız ortamlarda ve çok hareket sonrası beden ısısı ciddi boyutlara ulaşır. Ağızda kuruluk, dişlerde tatsız bir his algılanabilir. | |||
| Ecstasy, yönelim ve algı bozukluğu yaratır. Diğer insanlara karşı yakınlık hissi, kendini rahat hissetme, görsel algıda bozulmalara yol açmaktadır. Kişi kendini enerjik ve aldırmaz hisseder. | |||